AYM’nin Trafik Sigortası İptal Kararı 

  • Home
  • AYM’nin Trafik Sigortası İptal Kararı 

AYM’nin Trafik Sigortası İptal Kararı 

9 Kasım 2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, anayasada yer alan zorunlu trafik sigortası kapsamındaki 90 ve 92.maddelerindeki trafik sigortası ile ilgili genel şartlar iptal edilmiştir.

AYM’nin bu iptal kararı, uygulanmakta olan ve sigorta şirketlerinin tazminat yükünü düşüren, buna bağlı olarak da problemli görülen uygulamaları etkileyerek uygulamada sıkıntılar yaşanacağı görülmektedir.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında; tazminatların belirlenmesi için artık 90. Maddede yer alan “bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ifadesine başvurulmayacak, Karayolları Trafik Kanunu’nun hükümleri uygulanacaktır. Peki, AYM’nin trafik sigortası iptal kararı’nın uygulamaya konulasın’dan sonra trafik kazalarında tazminat hesaplamaları nasıl yapılacak?

Trafik Sigortası Nedir?

Trafik sigortası; araba kazalarına, hırsızlıklara ve aracınızda yangının neden olduğu hasarlara karşı mali bir koruma sağlamaktadır. Ayrıca, diğer vatandaşların taşıtlarına herhangi bir zarar vermeniz durumunda da koruma sağlamaktadır. Trafik sigortası olmadan yollarda araç kullanmak yasalara aykırıdır. Aktif bir trafik sigortası poliçesine sahip olmamak, ehliyetiniz de ceza puanı ile sonuçlanabilir.

Çoğu sigorta şirketi, trafik sigortası için yıllık ödeme planları sunar. Daha sonra, poliçeler yıllık olarak yenilenir.

AYM sigorta iptali kararı sonrasında neler değişti?

Trafik Sigortası Neleri Karşılar?

Trafik kazalarının dışında, sigorta şirketleri, genellikle aşağıdakiler dahil olmak üzere bir dizi ek özellik de sunmaktadır:

  • Ön cam onarımı
  • Kişisel eşyaların kaybolması veya hasar görmesi
  • Yasal giderler
  • 24 saat acil yardım hattı
  • Yurt dışında araç kullanırken uluslararası teminat
  • Anahtarın kaybolması ya da çalınması

Yukarıdaki özelliklerden bazılarının poliçenize dahil edilmesi için bir prim ödemeniz gerekir.

AYM ve Trafik Sigortası İptal Kararı

AYM (Anayasa Mahkemesi)’nin resmi gazetede yayımlanan kararı ile, Karayolları Trafik Kanunu’nun bazı hükümleri iptal edildi. Bu iptal kararı doğrultusunda, bir süredir tartışma konusu olan hasar ve tazminat hesaplamaları konusunda bazı noktalar belirsizlik içinde kaldı. Hükümlerin iptali kapsamında ele alınan hususlar, 90.maddede yer alan “Genel Koşullar”ın konumudur.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; trafik sigortası, sigorta şirketinin ödeyeceği tazminatı, sigorta şirketi tarafından sigorta ettirilen zarar kalemleri nedeniyle teminat miktarı ile sınırlı olarak ödeyeceğini garanti eden bir sigorta türüdür. Sigortaya konu olarak riskin ortaya çıkması durumunda, hukuken sorumlu olunmaktadır. Bu noktada, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ilgili düzenleme yapılmakta ve sorumluluk doğmaktadır.

“Bir motorlu taşıtın kullanılması; bir kişinin yaralanması, ölmesi ya da herhangi bir şeye zarar vermesine neden olursa, motorlu taşıtın teşebbüsü tarafından meydana gelen zarardan motorlu taşıt ve bağlı olduğu işletmenin sahibi müştereken sorumludur”. Genel Koşullar konusunda çok sayıda tartışma olsa da , Anayasa Mahkemesi bazı hükümlerini iptal etmiştir.

AYM Tarafından İptal Edilen Hükümler Nelerdir?

AYM tarafından kanunun 90 ve 92. Maddelerinde yer alan hükümlerinin iptaline karar verilmiştir:

  • 14 Nisan 2016 tarihli ve 6704 sayılı kanunla değiştirilen 90.maddenin 1.cümlesinde “bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda”

Yürürlükten kaldırılmadan önce 90 madde şöyledir: “Zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanuna tabidir. Bu kanunda hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslar geçerlidir. Söz konusu tazminata ilişkin olarak, bu kanunda düzenlenmeyen genel şartlar hakkında 11 Ocak 2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’ haksız fiil ile ilgili hükümleri uygulanır.

  • 14 Nisan 2016 tarihli ve 6704 sayılı kanunla eklenen kanunun 92. maddesinin i bendi. İptal edilen 92.maddenin i bendi aşağıdaki gibidir:

Bu kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu trafik sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat dışındaki teminatlar.

Bu noktada, kanunun zorunlu trafik sigortası kapsamındaki tazminatların “Genel Şartlar”a göre

belirlenmesini düzenleyen hükümlerinin AYM tarafından iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Nitekim, Anayasanın 90.maddesinde yapılan değişiklikten önce maddi ve manevi tazminat kapsamındaki haksız fiillere ilişkin hükümlere atıfta bulunulmuştur. Kanunda yapılan değişiklikten sonra, Genel Şartlar, sigorta şirketleri tarafından tazminat hesaplamasına öncelik vermiş olup, kanun hükümlerinin ancak Genel Koşullarda hüküm yoksa uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu noktada, AYM tarafından iptal edilen konu öncelikli bir konudur.

AYM’nin iptal kararından doğan hukuki durum nedir?

Anayasa Mahkemesinin bu kararındaki sorun, motorlu taşıtların kullanılması nedeniyle 3.kişilere verilen zarardan dolayı işletmecinin hukuki sorumluluğunun kapsamı konusudur.

Değerlendirme döneminde, Türk Borçlar Kanunu’nun hükümleri ile birlikte, özel kanun olarak idarenin kanuna dayalı düzenleyici işlemi olan “genel şartlar”ın yeri tartışıldı. Konu, özellikle hukukun üstünlüğü açısından tartışıldı.

Aracın kullanılmasından doğan sorumluluk, aslında haksız fiilden doğan sorumluluk olduğu için, tazminat borcunun kapsamı aslında Türk Borçlar Kanunu’na göre belirlenmektedir. Diğer yandan, işletmecinin tazminat borcu nedeniyle zarar gören 3.şahısların tazminat taleplerini güvence altına almak için öngörülen zorunlu trafik sigortası gereğince, sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamında değişiklik yapıldı.

AYM’nin İptal Kararı Tazminat Hesaplamalarını Değiştirdi

Bu durum, araç sahibinin Türk Borçlar Kanunu kapsamında hesaplanan tazminat borcu ile, bu borcu teminat altına almak için sözleşme imzalanan sigorta şirketinin Genel Koşullar’a göre hesaplanan tazminat borcu arasında farklılığa neden olmaktadır. Bunun nedeni şudur; idarenin düzenleyici kanunu olan “Genel Koşullar”da düzenlenen tazminatın hesaplanmasına ilişkin kurallar, Borçlar Kanunu tarafından öngörülen gerçek zararların tazmin edilmesi kurallarından farklıdır.

Hukukçular arasında, bu durumun hukuka aykırı olup olmadığı konusunda bir fikir birliği yoktur. Bir görüşe göre; yasama yetkisi (devredilmese) de idari düzenlemelerin kanun çerçevesini doldurması, kanunu açıklaması, hükümleri daha da somutlaştırarak detayları düzenlemesi mümkündür. Yasa yetkisinin devri anlamına gelmez. Bu doğrultuda, Genel Koşullar çerçevesinin kanunla belirlendiği esas alınarak, kanunilik ilkesinin yerine getirildiği ve anayasaya aykırı olmadığı söylenebilir.

AYM’nin görüşünden farklı olarak; Genel Koşulların Borçlar Kanunu aleyhinde öncelikli uygulanması konusunda, konunun genel hukuk ve özel hukuk kuralları kapsamında değerlendirileceğini söylemek mümkündür. Bu açıdan, özel bir kanun olan Genel Koşulların bir bütün oluşturduğu vurgulanmalıdır. Bu nedenle, bu düzenleme, “özel hukukun genel hukuka göre önceliği vardır” ilkesine dayanarak anayasa aykırı olmadığı söylenebilir.

Genel Koşullar’ın Önemi Nedir?

Yukarıda belirtildiği gibi; motorlu taşıtların çalışmasından dolayı zarar görenlerin tazminat talepleri, zorunlu trafik sigortası kapsamındadır.

Bu nedenle, yetkili sigorta şirketleri, Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumlulukları yerine getirmek için işletmecilerin sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olduğundan sigorta yaptırmak zorundadır.

Bu kapsamda sigorta sözleşmesi yapmak yükümlülüğü, 13 Ocak 2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 3 Haziran 2007 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile düzenlenmiştir.

Sigorta Kanunu’nun 11.maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinin ana içeriğinin Genel Koşullara göre düzenleneceği ve sigorta şirketleri tarafından da aynı şekilde uygulanacağı belirtilmiştir.

Bu noktada, sigorta sözleşmelerinin esaslarının Genel Koşullara tabi tutulmasının amacı; sigorta mevzuatı detay gerektirdiğinden, sigortalı olmak isteyenlerin sigortanın kapsamı hakkında yeterli bilgi ile sözleşme yapılmasını sağlamasıdır. Genel Koşulların idarenin düzenleyici usulü olduğu ve ilgili tarafların hak ve yükümlülüklerine ilişkin esasların düzenlenmesi açısından önemli olduğu unutulmamalıdır.

Sigorta Şirketleri Tazminat Hesaplamalarını Nasıl Yapacak?

Motorlu bir taşıtın karayollarında çalıştırılmasından doğan hukuki sorumluluğunun hesaplanmasına ilişkin Genel Koşulları önceliklendiren hükümlerin iptali doğrultusunda; Kanunun icrası durdurulmamış olmasına rağmen, ilgili maddelerde karar verildiği için karar itibariyle açılacak davalarda tazminat hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu’nun hükümlerine göre yapılacaktır.

Ancak, bu noktada belirtmek gerekir ki; AYM kararları gelecekte etkiye sahip olacaktır ve resmi gazetede yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olacaktır. Bu bakımdan, bu karar öncesinde açılan davalarda hukuki belirlilik ilkesine uygun olarak, kararın AYM kararından önce sistem gözlemlenerek yapılması gerekmektedir.

“Kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, TBMM içtüzüğü ya da hükümlerin iptali kararlarını, resmi gazetede yayımlandığı tarihten itibaren yürürlükten kalkar”.

AYM’nin Trafik Sigortası İptal Kararı Sonrası Hukuki Durum Nasıl Düzenlenmelidir?

Kanunun esaslarını detaylı bir şekilde düzenleyen Genel Koşullar ile ilgili iptal edilen hükümler, konunun çerçevesinin kanun hükümlerini daraltan Genel Koşullar ile çizilmesi gerektiğini göstermektedir.

Mevcut durumda hem zarar görenler hem de sigorta şirketleri için Genel Koşulların hangi hükümlerinin geçerli olduğu ve hangi hükümlerin geçersiz olduğu konusunda belirsizlik vardır. Bu belirsizlik, genel koşullar yeniden gözden geçirilerek açıklığa kavuşturulabilir. Aslında, bu noktada, devam etmekte olan çok sayıda dava var ve yargılama sürecinin devamı konusunda da bir belirsizlik var.

Sonuç Olarak…

Sigorta şirketlerinin trafik kazalarından doğan tazminat yükümlülüklerine ilişkin son derece önemli bir karar olarak, trafik sigortasının iptali kararı doğrultusunda; hukukçular arasında farklı görüşler bulunmasına rağmen AYM, itiraz kurallarının sigorta şirketlerinin yaptığı tazminat hesaplamaları ile Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenecek zarar arasında farklılığa neden olduğu, sigorta şirketlerinin ödeyeceği tazminatın hesaplanma formülü, her an değişikliğe açık hale getirilmiş ve bu hükümleri, anayasaya aykırı olduğu için yürürlükten kaldırılmıştır.

Bu noktada sigorta şirketleri, trafik sigortası tazminat hesaplamaları konusunda belirsizlik içinde kalmıştır. Bu belirsizliği gidermek için anayasada, Genel Koşullardaki hükümleri kapsayacak şekilde değiştirilecektir. Genel Koşullar, mevzuat hükümlerine uygun hale getirilerek konu netleştirilmelidir.

Anayasa Mahkemesi sigorta iptal kararının tamamına PDF dokümanı olarak verdiğimiz linkten ulaşabilirsiniz. 

TIKLA